“Sanatçıların hayatı örnek alınırsa eğer milli ve manevi değerlerden uzaklaşma ihtimali çok yüksek.” Mehmet Gören.
Ünlü! isimlere yönelik başlatılan uyuşturucu operasyonlarına şahit oluyoruz bazen.
Dizi ve ses sanatçıları, mankenler, iş adamları, sporcular, gazeteciler, akademisyenler, bürokratlar velhasıl parası olanların uyuşturucu ve fuhuş alemleri.
Bunların büyük çoğunluğu içice…
Demek ki işler böyle yürüyor.
Yoksa o kadar para, araba ve villa nasıl elde edilir? Yurt dışı gezileri, eğlenceler, şatafatlı hayatlar…
Uyuşturucu varsa eğer fuhuş, fuhuş varsa uyuşturucu vardır mutlaka.
Bunların arkalarından da sürükledikleri gençlerin sayısı az değil. Rol modeller çünkü. Hele de genç kızlarımıza…
Üzülerek belirtmek istiyorum ki toplumumuzu toplum yapan değerler alaşağı.
Bunların savunucuları da var bayağı.
Ne yaptıkları beni ilgilendirmez diyorum ama Müslüman gençler tarafından da örnek alınıyorlar.
Dizilerden enjekte edilen ahlaksızlık Müslüman gençlere yetiyor gibi.
Gençlerimiz daha ileri dönemlerde sanatçıların hayatlarını tatbik etmekte. Moda adı altında da batının giyim ve kuşamını alıp, sokaklarda dekolte geziyorlar üzülerek belirtmek isterim ki.
Sanatçı denilenlerin konu edildiği paparazzi programlarında kim kiminle gayri resmi ilişki yaşadığı, kim kimin sevgilisini ayarttığı, mayolu görüntüler velhasıl ahlaksızlığın her türlüsü.
Çoğu dizilerde aile içi cinsel ihanet ile ahlaksız sahnelerin gösterilmesi ve bunları marifetmiş gibi sempatik cümlelerle, teşvik edici ifadelerle magazin programlarında gençlere servis edilmesi.
Cinsel içerikli konuşmaların, esprilerin, sözde şakaların yığınla yapıldığı stand-up’lar.
Sporcu ve sanatçıların sevgili değiştirmek adı altında sürekli işledikleri evlilik dışı ilişkileri, TV’de, sosyal medyada toplumun gözüne soka soka gündemde tutulması.
Sahnelere neredeyse iç çamaşırı gibi kıyafetlerle hatta iç çamaşırı olmaksızın çıkan ve bunu belli eden kimi sanatçılar.
Eşcinsel sapkınlıkları, toplumun direncine rağmen inatla, ısrarla, milletin izlediği masum sahnelere bile korsan bir şekilde sokulması.
Evlilikleri, anne olmayı aşağılamak, evli olmaksızın gayrimeşru sevgili olmayı övmek vs.
Bu da gösteriyor ki, dizilerin ahlaki çöküntüye neden olduğunu. Çocuklarımızı ve gençlerimizi hatta insanımızı olumsuz yönde etkilediği de apaçık ortada. Din, inanç, örf, âdet, gelenek, görenek, dil, sanat ve ahlâk gibi üst değerlerimiz hedef alınmakta. Milli ve manevi değerlerimizin içi boşaltılmakta. Bu da gelenek ve göreneklerimize, ahlaki ve dini değerlere yabancı bir neslin ortaya çıkmasına neden olmakta. Maalesef bunu da sokakta, yaşamda, okullardaki sene sonu partilerinde, düğünlerde, hal hareket ve konuşmalar da görmekteyiz.
Gençlerin; cafelere, barlara, kızlı-erkekli eğlence yerlerine gitmelerini de özendirmekte. Çılgınca dans, eğlence, içki, kadın, erkek ile her türlü iş ve işlemler…
Kısacası tüm kurguların kadın ve şehvet (ten) üzerine olmasının amacı evlilik dışı ilişkileri normalleştirilerek, Müslümanlara bu tür ahlaksızlıkların ve iğrençliklerin önünün açılmaya çalışılmasından başka ne olabilir?
Bu aynı zamanda bir kültür emperyalizmidir. Tatbik edildiği milletler yavaş yavaş ve ustaca tertiplenmiş uzun vadeli organizasyonlarla, millî, manevi, tarihi ve ahlâkî değerlerinden koparılarak dejenere edilmekte, kendilerine telkin edilen hâkim kültürün etkisi altında benliklerini kaybetmiş nesiller meydana getirilmektedir. Böylece milletlerin hakiki varlıkları sona erdirilerek uydu topluluklar ve insan yığınları meydana getirilmek istenmektedir. Bunun neticesi olarak siyasi ve ekonomik emperyalizm kolayca, savaşsız, herhangi bir direnme ve karşı koyma olmadan, uzun vadeli bir şekilde yerleştirilmek istenmektedir.
Ülkemizde ve diğer İslam ülkelerinde yıllardan beri yapılan ve yapılmaya devam eden kültür emperyalizmi budur. Sokakta ve yaşamda bu kültür emperyalizminin başarısı gözle görülmekte maalesef…
Müslümanların bu tuzağa düşmemeleri için İslam’ı yaşamaları gerekmektedir. Esasında bütün sıkıntı burada…
İnternet, cep telefonu ve sanal medya bu kültür emperyalizmi için bulunmaz bir nimet. Bunları elinde bulunduran başta İsrail, ABD ve Batı istediği gibi yönlendirme yaparak çocuklarımızı ve gençlerimizi dipsiz bir kuyuya atmaktadır.
Ayrıca bu medya ülkelerin bile yalan algılarla işgal edilmesine katkıda bulunmaktadır.
Diğer bir önemli durum ise uyuşturucu ve alem partilerinde; ünlüler, iş adamları, spor camiası, siyasiler ve bürokratlara uzanan bu çarpık ilişkiler sadece basit bir magazin olayı olmasa gerek. İstihbarat dünyasının en etkili casus operasyonları, silahlarla değil zaaflarla yürütüldüğü gerçeğini de göz ardı etmemeliyiz.
Uyuşturucu ve alemlerde uygunsuz görüntülerin şantaj olarak kullanılması. Bal tuzağı yöntemi. Daha önce bir partinin genel başkanına şantaj yapılmıştı.
“Su uyur düşman uyumaz,” der atalarımız.
Ayrıca, dizilerle toplumumuza ayar verilmekte. Sinema ve dizilerde imam kötü rolde gösterilmekte. Takkeli, sakallı bakkalı hilebaz ve tartıdan çalarken sundular ekranlarda. Oysa yabancı filmlerde papaz iyi rolde hep.
Oyuncu ve senaristlerin büyük çoğunluğu solcudur.
Toplumumuzun değerlerine dinamit koyan bu dizileri izlemeyin ve sanatçıların hayatlarını örnek almayın değerli Müslüman kardeşlerim.
Geleceğimizin nesli gençler özünüzden ayrılmayın. Bir büyüğünüz olarak sizden istirham ediyorum.
Ünlü edebiyatçımız rahmetli Rasim Özdenören: ”Dışı kâfire benzeyen insanın içi de ona benzemeye başlar.”
Rahmetli bilge lider Aliya İzzetbegoviç, “Olduğunuz gibi kalın. Dininizi, milletinizi koruyun. Kimliğinizi kaybetmenin bedeli köleliktir.”
Müslüman, Müslüman gibi giyinecek, yaşayacak, düşünecek Allah’ın emrini harfiyen yerine getirecek. Kırpmayacak anlayacağınız.
Milli ve manevi değerlerimizi kaybedersek eğer ne vatan ne devlet ne huzur ne aile ne de ahlak kalır.
İnsan ne için yaşar?
Ülkemizde uyuşturucu kullanma yaşının her geçen gün aşağıya düşmesi geleceğimiz adına tehlikeli bir durum.
Çocuklarımızı uyuşturucu, alkol ve fuhuştan uzak tutmak korumak vatan savunmasına eşdeğerdir.
Milli ve manevi değerlerimize saygısız bu dizi oyuncularının istediği gibi bir nesil değil; bilgili, ilim, irfan sahibi, teknolojiyi yakalayan ve ahireti düşünen ahlaklı, edepli, imanlı, uyuşturucu kullanmayan, fuhuş alemlerinden uzak ve toplumu toplum yapan değerlere saygılı bir nesil yetiştirmek dileğiyle…
*
MEHMET GÖREN






Gençler YKS Kampı’nda Hız Kazandı; Fizik ve Kimyada Altın Taktikler.
Gençler YKS Kampı’nda Hız Kazandı; Fizik ve Kimyada Altın Taktikler.
ÇOCUK OLDUĞUM YILLARIN KIŞLARI!
Göksun’da Nöbetçi Eczaneler/29 Ocak 2026 Perşembe
Büyükşehir’den Miniklere Sanat Dolu Hafta Sonu.
Büyükşehir, Karla Mücadeleyi Koordineli Şekilde Sürdürüyor.