


Hayat bazen önümüze hiç hesapta olmayan yollar çıkarır. Kimi zaman neyle karşılaşacağımızı bilmeden bir adım atarız. O yolun sonunda ne olacağını da bilemeyiz. Ama yine de yürümeye devam ederiz. Çünkü insanı ayakta tutan biraz da umutlarıdır.
Yeni bir eğitim öğretim yılının başındayız. Üniversitelerde kısa bir süre sonra yeniden bir hareketlilik başlayacak veya bazılarında başladı. Kimi öğrenciler üniversite hayatına ilk adımını atacak, kimi öğrenciler arkadaşlarına ve hocalarına yeniden kavuşacaklar. Her birinin içinde farklı bir heyecan, farklı bir beklenti ve farklı bir hikaye başlayacak.
Özellikle üniversiteye yeni başlayacak gençlere küçük bir tavsiyem var: Üniversiteyi sadece iki veya dört yıllık bir eğitim olarak görmeyin. Burası aynı zamanda hayatı tanımayı, insanları anlamayı, farklı düşüncelere saygı göstermeyi ve kendinizi keşfetmeyi öğreneceğiniz bir dönemdir. Bazen bir ders, bazen bir hoca, bazen de tanıştığınız bir arkadaş hayatınızda hiç beklemediğiniz bir kapı açılmasına sebep olabilir. Tarım eğitimi alan gençlerimizin ise ayrı bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Çünkü tarım, sadece tarladan ve üretimden ibaret olmayıp, soframızdaki ekmekten ülkemizin geleceğine kadar uzanan çok büyük bir alanı ifade eder. Bugün tarım da büyük bir değişim geçiriyor. Teknoloji hayatın her alanında olduğu gibi tarımda da üretimin bir parçası haline geliyor. Fakat bütün bu gelişmelerin merkezinde yine insan var. Üreticiyi anlayan, toprağı seven, hayvanın ve doğanın dilinden anlayan, yaptığı işin sorumluluğunu taşıyan insan...
Bu yüzden gençlerimizin hem meslek sahibi olmalarını hem de iyi insanlar olarak yetişmeleri gerekmektedir. Bir öğretmenin öğrencisine verdiği güven, çoğu zaman bir ders kitabından çok daha kıymetlidir. Bir öğrencinin “Hocam, ben bunu yapabilirim.” diyebilmesi, eğitim hayatındaki en güzel kazanımdır. Biz eğitimciler olarak görevi yalnızca bilgi aktarmak olarak düşünmemeli, bazen dinlemek, bazen yol göstermek, bazen de öğrencinin kendine olan inancını yeniden kazanmasına yardımcı olmaya çalışmalıyız. Bu hayatta herkesin yolu aynı olamaz. Kiminin yolu düz, kimininki yokuşludur. Kimi erken varır, kimi biraz daha geç. Bunun hiçbir önemi yok. Önemli olan kendi yolunda samimiyetle yürüyebilmek ve geriye dönüp baktığında “Elimden geleni yaptım.” diyebilmektir.
Çünkü insan bazen bir sonuçtan çok, bir yola talip olur.
O yol boyunca kazandıkları, tanıdığı insanlar, verdiği emek ve dokunduğu hayatlar; ulaştığı sonuçtan çok daha değerlidir. Yeni eğitim öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretim elemanlarımıza, eğitim çalışanlarımıza ve ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum.
Özellikle yeni bir başlangıç yapacak gençlerimize gönülden başarı diliyorum. Heyecanınızı kaybetmeyin, kendinize inanın, çok çalışın ama hayatın sadece başarıdan ibaret olmadığını da unutmayın.
Yolunuz açık, gönlünüz güzel, emeğiniz bereketli olsun.
Her yeni başlangıcın, ülkemizin geleceğine atılmış güzel bir adım olması dileğiyle…
Gençlerimizin yolu açık, geleceği aydınlık, emekleri vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun.
*
Prof. Dr. Çağrı Özgür ÖZKAN
Göksun Meslek Yüksekokulu



