Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Reklam

TARLADA DA HAYATTA DA EKİM NÖBETİ GEREKİR.

Reklam
9hı
Reklam

Tarım bana yıllar içinde hem toprağı hem de insanı öğrettir. Tarlanın bir sınırı olduğu gibi insanın da bir sınırı var. Eskiler sınır taşını bilir, suyun hakkını gözetir, komşusunun tarlasına bir karış bile fazla girmezdi. Çünkü toprakta da hayatta da bir ölçü vardı.

Toprak bile her yıl aynı ürünü vermez. Aynı bitkiyi sürekli yetiştirirseniz toprak yorulur, verimi düşer. Bu yüzden tarımda ekim nöbeti vardır. Bir yıl başka ürün, sonraki yıl başka ürün ekersiniz. Toprağın ihtiyacını düşünür, gübresini verir, dinlendirirsiniz. Hayvansal üretimle bitkisel üretimin birlikte yürütülmesinin kıymeti de buradadır. Hayvanın gübresi toprağın ve bitkinin beslenmesine katkı sağlar. Bitkisel üretimden elde edilen ürünler de hayvanların beslenmesinde kullanılır. Biri diğerini besler. Asıl bereket böyle bir döngüden doğar.

Aslında, insan ilişkileri de bunun benzerdir. Bir ilişkinin bütün yükünü tek tarafın taşıması, sürekli bir kişinin araması, fedakarlık yapması, anlayış göstermesi uzun vadede sürdürülebilirlikten çıkar. Tek taraflı özveri, bir süre sonra özveri olmaktan çıkarak  insanı yoran bir alışkanlığa dönüşür.

Toprak nasıl her yıl aynı verimi kendiliğinden vermiyorsa, insan ilişkileri de sadece bir tarafın gayretiyle sürekli bereketli kalmaz. İlgi gerekir, vefa gerekir, emek gerekir. Bazen birinin suyunu diğerinin vermesi, bazen birinin yükünü diğerinin omuzlaması gerekir.

Üstelik fazla yüzgöz olmak da doğru değildir. Samimiyet başka, sınır başka. İnsanlarla iyi geçinmek başka, kendi sınırlarını tamamen kaldırmak başka. Eskilerin “hudut” dediği şey belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri.

Bazen insan biraz geri çekilmeli, toprağın kendini yenilemesi gibi kendine de nefes alacak bir alan bırakmalı. Çünkü tarla da insan da sadece vermekle tükenir. Karşılığında beslenmeye, ilgiye ve emeğe ihtiyaç duyar.

Belki de hayatın en güzel dengesi burada: Ne sadece almak ne de sürekli vermek...

Ekim nöbeti gibi, ilişkilerde de karşılıklı bir döngü kurmak.

Toprak nasıl suyu, gübreyi ve emeği görünce bereketleniyorsa, insan gönlü de gördüğü vefa ve samimiyetle güzelleşir. Bereket biraz da budur.

Çünkü toprak her zaman vermez.

İnsan da...

*

Prof. Dr. Çağrı Özgür ÖZKAN

Göksun Meslek Yüksekokulu

Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?